yazar_isim
2012-09-19

İnsanların bir araya gelmesiyle oluşan sosyal ilişkiler, kültürel zenginlikler, hukuksal değerler ve ekonomik gelişmeler, toplumsal yaşamın dinamiklerini oluşturur. Bu dinamikleri etkin hale getirerek kabul edilir şekilde yönetme ve yönlendirme konumunda olan siyasi iradeyi irdelemek, siyasi kültür ve güncel algı bağlamında ele almak geniş bir sahayı teşkil eder.  Konunun veri tabanına inmeden, güncel tarafıyla ilgili önemli birkaç noktaya temas etmeye çalışacağız. 

Bu gün siyasi arenada Müslüman kimliğiyle hareket etmeye çalışan kişilerin etkilendiği fikirler ve referans olarak kullandıkları argümanlar maalesef İslami menşeli değildir. Demokrat, liberal, kapital ve laik fikirlerin orantısız saldırılarına maruz kalarak daima baskı altına alınan Müslüman şahsiyetler; siyasi baskının kurbanı olmuşlardır. Dirayet, feraset ve fazilet ehli olmayan sözde mücahitler, rejimin güvenirliliğini kazanmak ya da bir üst basamağa tırmanabilme uğruna inancından taviz vermiş; öz ideallerinden ve amaçlarından uzaklaşmışlardır.  Renk karışımı, beyin bulandırıcı bu sözel Müslüman tiplemesi, kendi inanç ve yerel düşüncelerine yabancı kalmakla birlikte, siyasi menfaatler uğruna yeri gelmiş mazlum ve mağdur olmuş Müslüman kardeşlerine acımasızca eleştirilerde bulunmuş ve kabul edilmeyecek ağır ithamlarla seviye sorunu yaşamış; yeri gelmiş laikçilerden daha çok laikçi olmaya çalışarak, kendilerine verilen tarihi misyona layık olamamışlardır.

Daha önemlisi;

İslam’ın siyasi yoğunluğu daima engellenmiş, adil bir ortamın oluşmasına karşı çıkılmıştır. Bu nedenle İslam beldelerinde/bölgelerinde yürütülen siyasi hareketlerin çoğu İslami olmaktan uzak, ecnebi düşüncelerin taşeronluğunu yapan sol zihniyetli sosyalistler ile sağ merkezli ulusalcılar olmuşlardır.

Son yirmi yıldır siyasi kültür ve sürükleyici yeteneğe sahip olan demokrat hoşgörülülerin ortaya koyduğu fikir ve düşünceler, halk tarafından pek de önemsenmiyor, diyemeyiz. Zira siyaset öyle bir noktaya, öyle bir ayara getirilmiş ki, ölçüsü hak ve adalette değil, halkın teveccüh ve tercihinde görülmüştür. Asrımızda siyasi sanatın dili/doğası böyle biliniyor demek ki.

Hâlbuki

Siyasi algı dünya genelinde meydana gelen olayları, haberleri, yeni gelişmeleri izleyip, inceleyerek farklı fikir ve görüşler ortaya koyarak insanlara siyasi tercihler sunan öngörü sanatıdır.

 Örneğin; ABD ve batı ülkelerinde ciddi taban bulan siyasi algı, kapitalist fikirlerin etkisinde kalarak; menfaat, rekabet, serbest piyasa, ekonomi özgürlük, bireysel özgürlük konularını fazlasıyla işler.

İslam’ın siyasi algısı ümmetçi çizgide gelişen toplumsal değerleri, ferdin bencil özgürlüğünün önünde tutar. Günümüzde siyasal İslam algısının etkin bir çevre ve zengin bir kültür oluşturamamış olmanın sebebi de; ümmetçi ipi elinden kaçırmış olmasıdır.

Ama şu realite de var ki;

Günümüzde etkin ve etkileyici İslami siyasi hareketlerin çoğu, milli imgeleri en duygusal şekilde işleyerek müspet milliyetçiliği, menfi ve bencil milliyetçiliğe dönüştürerek; irsi damara kuvvet kazandırmışlar. Bu arada siyasi dil ve haklı değerleri yerinde kullanmak; bunu içselleştirmek;

İslami hassasiyetleriyle birlikte dava endişesiyle durmadan çalışan, her hizmette etkin rol alan, Müslümanlara karşı gelişen her olumsuz duruma karşı duran bilinçli bir hareketin, siyasal alana girmesi ve bu alanda büyük bir boşluğu kapatmaya aday olması açıkçası çok sevindirici ve umut verici bir durumdur.

İslam, hayatın her yerine, her köşesine yani havanın ulaşabildiği her noktaya nüfuz eden bir inançtır. Camide, cemiyette, cumhurda, devlette, diyanette, dernekte, okulda, eğitimde, kültürde, bilinçte ve her alanda can bulan İslam’ın, elbette siyasi alanda da aktif/etkin bir kültüre sahip olması beklenir. Aksi takdirde hayatı tasarlayan, gelişmeleri yönlendiren siyasi iradeden uzak olması/kalması İslam akidesine uygun düşmez. 

İslami değerlerin yoğunluk kazanacağı siyasi bir çevrenin oluşması için; İslam endişesiyle yetişmiş; bu mektebin ahlak eğitimini alarak insani değerlere hayâ ve edep libasını giydirmiş; dürüst, kişilikli ve özgün şahsiyet sahibi, inançlı bireylerin oluşturacağı siyasi bir kadroya ihtiyaç vardır.

Bu alanda klasik ya da modern eğitime sahip aydın, entelektüel kişilerin güncel gelişmeleri gününde izleyip inceleyen; hatta yer yer olayların bir adım önünde olan nitelikli kadroların bir araya gelmesiyle oluşturacakları siyasi çevre, art niyetli İslam düşmanı istismarcılarını tekrar düşünmeye sevk edecek ve kafasına göre hareket etme, Müslümanları ezme ve öteleme lüksünden men edecektir.      

Sahipsizce kaderlerine terk edilen, büyük çoğunluğu oluşturan sessiz kitlenin ve mazlum Müslümanların mesuliyetine aday olmak, inisiyatifine sahip olmak ciddi bir sorumluluktur. Bu büyük görevi üstlenen Mustazaflar Hareketi’nin sosyal, toplumsal ve siyasi gelişmelerini büyük bir hassasiyetle inceleyecek, bölgenin umutsuz çehrelerine ciddi çareler üretmeye çalışacak her adıma, huzur ve hayatı kolaylaştıran her projelerine destek olmaya çalışacağız. İdealimiz istenilen hizmetin yerinde ve zamanında en güzel şekilde icra etmesidir.

Açık ve sarih bir ifadeyle söyleyeyim ki; fikirlerin toplumda hayat bulması, siyasi alana girmekle mümkündür. Fikir meydanında farklı fikirlerle çatır-çatır çatışmadan, siyasi gücünü ortaya koymadan bölge insanının inisiyatifine sahip olmak inanın sadece sözde kalır.

Bu siyasi tartışma ve fikirsel çatışmalarla mevcut otoriteye kafa tutan, inancı hayatın bütün kurumlarına yaymayı hedefleyen siyasal İslami hareketin, her sahada etkin olması gerekir. Çünkü siyasi manevra ve hareket alanını genişleten; canlı ve dinamik kılan faktörler, toplumun bütün algısına, ilgi alanına ve duygu damarlarına inebilmektir. Uç noktadan söylem geliştirerek, ifrat-tefrit git-gelinde girdaplaşan gündem, sadece söylemde kalır.

Siyasi alanda yapılacak hizmet ve bu hizmetin gelişmesi, bütün topluma açık olmayı ve toplumla yan yana gelmeyi gerektirir.  Olay ve haberlere, hareket ve hizmetlere, söylem ve isteklere, baskı ve kışkırtıcı isteklere dikkatle bakılmalı; siyasi alanı daraltmaya çalışan her çıkışa ve itiraza mesafeyle yaklaşılmalıdır.

Bundan birkaç gün önce Sayın Said Şahin Bey’in verdiği bilgilendirme toplantısına katıldım. Konuşmaya başlarken şahıs olarak kendini tanıtmadığı için ben de sadece isim vermekle yetiniyorum. Hangi sıfatla konuştuğunu bilmiyorum ama dile getirdiği hususlar ve ortaya koyduğu siyasi projeler kelimenin tam anlamıyla çok sevindirici ve umut vericiydi. Fakat bir insan yaptığı işe güvenmez ve gerekliliğine inanmazsa, ne kadar başarılı olur(?) bilemem.  Ama şu var ki, benim için sevindirici bir olan gelişme; yıllardır Müslümanların bir türlü aşamadığı ve tıkandığı bazı noktalarda Mustazaflar Hareketi’nin hiçbir şekilde etkilenmeyecek olmasıdır. Çünkü bu tıkanıklıkları ve sorunları içimize eken ve akıllara zehir saçanlar, o zehri pazarlayanlardır. Aynen münafıklar misali sarıklı, sakallı görünümleriyle “bu haramdır, şu kerihtir, falan şey günahtır, böyle yapmak akideye zarar verir” diyerek arkadan bize gülenler de, yine bunlardır.

(İsmail Kasımoğlu)



Bu makaleye yorum ekleyen ilk siz olun…
Gazete Son Dakika RSS Hava Durumu twitter facebook
GÜNÜN RESMİ
-Yorumsuz-
-Yorumsuz-
ANKET
Mustazaflar Hareketinin Parti Kurmasını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
Anket
VİDEOLU HABERLER
Haber1
Nuh Eğitim Der Bayram Öncesi Yetimleri Sevindirdi
Nuh Eğitim Der, Şırnak Merkez ile Roboski'de bulunan Yetim ve İhtiyaç Sahibi ailelere Kurban Bayramı öncesi ayakkabı yardımında bulundu.
Haber1
Müslümanlara Verilen 205 Yıllık Ceza, Adana'da Kınandı
Akdeniz İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu; İslami STK üyelerine verilen 205 yıllık hapis cezasını düzenledikleri kitlesel basın açıklamasıyla protesto etti.
Haber1
Diyarbakır'da Kurban Bayramı Telaşı
Diyarbakır'da Kurban Bayramı telaşı kendini göstermeye başladı. Bayrama 2 gün kala alışveriş yoğunluğunun yaşandığı çarşı pazarlarda esnaf iş yokluğundan, müşteriler ise fiyat yüksekliğinden şikayetçiler.
Haber1
Avrupa Yetim Der Konya'da
Avrupa Yetim Der yetkilileri, yardım için çıktıkları Türkiye turunda Adana'dan sonra vardıkları nokta Konya oldu.
Haber1
Başbakan Erdoğan Van'da
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Van il merkezi ile Erciş ilçesinde TOKİ tarafından yaptırılan deprem konutlarının teslimi sebebi ile düzenlenecek anma etkinliklerine katılmak için Van'a geldi.
EN ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANAN HABERLER
Sitemiz Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
hur-seda@hotmail.com   © 2008 - 2018   Tüm Hakları Saklıdır.