yazar_isim
2012-10-19

Ülkemizdeki İslami hareketler; Osmanlının son dönemlerinde özellikle batı değerleri doğrultusunda hareket eden ittihat ve terakki partisine alternatif İslamcı oluşumlarla başlamıştır. Bu süreç içerisinde batı değerlerini özümseyen ve çıkış noktası olarak batı normlarını ilke edinen yıkıcı ve tahripkâr yapılara karşı halkın İslami değerleri koruma bağlamında karşı bir refleks göstererek alelacele bir İslami yapı oluşturmaya girişmişlerdir.

Cumhuriyetin kuruluş sürecinin tamamlanıncaya kadar İslami kesim ve İslami hareket daha çok fevri ve günübirlik karşı koymaları ile dağınık ve cılız tepkilerle karşı duruşunu sürdürmeye çalışmışlardır.

Bu İslami hareketlerin en önemli ve etkin olanı Şeyh Said kıyamı olarak kabul edilebilir. Batı emperyalizmi destekli siyasi otorite bu hareketinde neşvu-nema bulmasına fırsat tanımadan İslam coğrafyasındaki Müslüman halkların hareketin misyonuna haberdar olmalarına fırsat tanımamıştır. Laik Kemalist rejim tarafından provakatif ve şeytani komplolarla müdahale edilerek hareketin hedeflenen yörüngesinden saptırmıştır.

Şeyh Said kıyamı; Sistemin silahlı güçleri tarafından tarihte eşine az rastlanır bir tarzda adeta soykırım uygulanarak çok kanlı bir şekilde bastırılmıştır. Bu baskı ve zülüm Müslüman kitleler üzerinde ciddi bir tehdit ve sindirme etkisi bırakmıştır. Müslüman halk çok uzun yıllar bir araya gelerek İslami değerler çatısı altında bir birliktelik oluşturmaktan şiddetle kaçınmışlardır. Daha çok sistemin legal gördüğü bir yapı altında çöreklenerek soysal yapı faaliyetleri adı altında etkinliklerini sürdürmüşlerdir.

Şeyh Said kıyamından sonra İslami hassasiyeti ön planda tutan İslami hareketin öncüleri mesabesinde olan liderler daha fazla halkın İslami kimliğini koruma, İslami değerlerini sonraki nesillere taşımada azim ve kararlılık göstermiştir. Müslüman halkın yönetimle çatışma ortamına girmekten uzak ve sistemin kurumlarıyla karşı karşıya gelmekten sakınan bir yapıya bürünmüşlerdir. Sistem; İslami hareketlerin bu pasif karşı duruşlarını bile sürekli olarak kendine tehdit olarak görmüş, onları sindirmek ve halkın gözünden küçük düşürmek için sürekli komplo teorileri ile halk ile İslami hareketler arasına derin uçurumlar bırakmıştır.

Halk Demoklasin kılıcı gibi sürekli tepesinde sallanan cellâdın kılıcının korkusu ile ne yapacağını şaşırmış bir vaziyete, ancak sistemin kendine müsaade edebileceği bir hareket pozisyona bürünmüştür. Halkımız bu hareket tarzını Ülkemizde partileşme ve halkın kendi değerlerini koruma ve savunma mekanizması olarak bu yapıyı görmüştür. Sistem bunu bile halkımıza çok görerek onlarca defa oluşturduğu bu partileri sudan bahanelerle askeri darbeler ve yargı despotuyla cezalandırmıştır.

Müslüman halkın partileşme faaliyetlerini içine sindiremeyen sistem; Müslümanları sistemin oluşturduğu meclisin çatısı altına almamak için bin bir türlü entrikalar yürürlüğe koymuştur. Müslümanlara karşı oluşturduğu ağır anayasal engeller ve yargı despotluğu ile Müslümanları sistemle uyumlu bir hale dönüştürmeye çalışmıştır. Bu karşı duruşla nispetten başarılı olmuştur.

Müslüman halkımızın oluşturduğu partiler ile sistemin değerleri ile çatışmama pahasına kendi çıkış ilkesinden taviz üzerinden tavizler vermişlerdir. Bu yapı sistemle bir bütün halini alıncaya kadar sürmüştür.

Halkımız sistemin İslamileştiği veya İslami kesimin sistemle bütünleştiği ikileminde bocalamaktadır. Gelinen son nokta Müslümanların İslami değerlerini sisteme ne kadar taşıdığı veya İslami kimliğinden ne kadarını yitirdiği sorularını zihnimizde derin izler bırakmıştır.

Sistemin halkın dini değerlerinden uzaklaştırmayı başarmadığı ve kendisini halka kabul ettiremediği ülkemizin doğusunda da farklı senaryolar yürürlüğe koymuştur. Bu bağlamda Kürt halkının yoğun olarak yaşadığı coğrafyada Marksist-Leninist, sosyalist ve milliyetçi yapıları halkın temel dini değerlerine karşı koyma hususunda bu hareketleri kurdurmuştur.

Bu yapılar halkın dini değerleri ile direk çatışmayı göze almış, Müslüman halkımızın dini ve manevi değerlerine acımasız ve tahripkâr bir şekilde saldırmıştır. İslami oluşumlar ve Müslüman halkımız bu din düşmanları ile çatışma ortamından kaderleri ile baş başa bırakılmıştır. Halkımız bu İslam dışı parti ve hareketlerle mücadele ile derin yaralar almış ve İslami hareket bölgede çok ağır darbeler yemiştir.

Ülkemizdeki Müslüman halk yönetimde kendisini temsiliyet hususunda büyük bir sıkıntı ile karşı karşıyadır. Mevcut hiçbir siyasi yapı ve oluşumları Müslüman Kürt halkını temsil edememektedir. Müslüman Kürt halkımız kendilerini temsiliyet hususunda dirayetli ve liyakatli bir siyasi oluşumu canı gönülden arzulamaktadırlar.

Umudumuz yüzyıllardır Müslüman Kürt halkının Siyasi temsiliyet noktasında muzdarip olduğu ve çektiği sıkıntıların bir son bulmasıdır. Halkımız kurulacak bu siyasi hareketin kendileri için bir kurtuluş umuduyla hasretle beklemektedir.

İslami hareketler; Müslüman halkın ülke yönetiminde söz sahibi ve etkin bir konumda olabilmesi için öncelikli olarak etkin bir siyasi yapının sağlam temellerini oluşturmalıdır. Halka ulaşabilecek ve halka mal olabilecek kurum ve kitleler üzerinde etkin, halkın temel dinamiklerini hareket geçirebilecek sosyal kurumlar oluşturmalıdır.

İslami hareket; temel dinamiklerini halkın değer verdiği ve gönül bağladığı Peygamberlerin varisleri mesabesinde olan Âlimlerin öncülüğünde olmalıdır. Onların önderliği harekete dinamiklik katacaktır. Âlimlerin sürüklemediği ve hareketin lokomotif görevini üstlenmediği İslami hareketin başarı şansı yoktur.

Bu bağlamda oluşturacak İslami hareketin temel dayanağı; Türkiye Cumhuriyeti topraklar üzerinde yaşayan tüm halkların Kültürel, Sosyal, Siyasi, Ekonomik ve toplumsal değerlerin tümünü özgür bir şekilde yaşamalarını ve sonraki nesillere aktarmaları bağlamında; Can Güvenliklerini, Akli Melekelerini, Mal ve Mülkiyet Edinmelerini, Dini Değerlerini, Ahlaki ve namus Değerlerini korumak ve muhafaza etmek öncelikli görevi olmalıdır.

Bu Hareket Ülkemiz toprakları içinde ve dışında dış güçlerin ve Emperyalist odakların halkımıza yönelik; Kültürel Mirasına, Toplumsal dinamiklerine, Ahlaki ilkelerine, Dini Değerlerine, Yaşam Biçimlerine, Yönelik cereyan eden her türlü tehlike, tehdit ve saldırılara karşı koymalı, ve bunlara yönelik eylem planı hazırlamalı ve etkin mücadele etmelidir.

Bu hareket; İslami temel değerlerinden sapma göstermeden ve Alimlerin öncülüğünde her türlü karşı siyasi duruş ve entrikalara karşı uyanık ve anında halkın İslami hassasiyetlerini savunabilecek bir pozisyonda ve konumda olmalıdır

Oluşacak olan bu hareket; Toplumu birbirinden ayrıştıran, kamplara ayıran, bölüştüren, dil, ırk ve sosyal yapı dinamitleyen tüm faaliyetlere karşı durmalıdır. Toplumu birbirine bağlayan sosyal dokuyu oluşturan en sağlam yapının “İslam’ı değerlerle” beslenen bir yapı olmalıdır.

Bu hareket; yapısını, temelini ve dayanağını İlahi adalet ve onun ön gördüğü İslam’ı yaşam biçimini oluşturan İslami müesseselerden ve İslam kardeşliğinden almalıdır.

Bu hareket; İslami değerler çatısı altında ve bu inançla hareketle, toplumun sosyal, siyasi ve ekonomik alanında faaliyet gösteren ülkemizdeki tüm kesimleri ve kurumlarını bir araya getirebilmelidir.

Tüm dünya Müslümanları ile aynı değerler bütünlüğü altında bir birlik oluşturup “ İslam Kardeşliği, insani ve ahlaki değerlerini” yeniden kazanılması için etkin faaliyet göstermelidir. Ayrıca Müslüman kardeşler arasında istişareyi önemsemelidir.

Ülkemizde siyasi hareketlerin en büyük handikabı olarak İslami hareketlerin seyri hususunda siyasi otoriteye karşı bir zafiyet durumunda bulunmalarıdır. Bunun en belirgini olarak sistemin ulus devlet oluşumuna karşı etki-tepki olarak müspet milliyetçiliği savunma adı altında, İslami olma özeliğinden sapma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Siyasi hareketlerin sistemin kurumlarına hâkimiyetini kazanma girişimlerinde bulunma istekleri ile İslami değerlerinden ödün vererek, Koltuk, Makam, maddi çıkar ve mevki kapma hırsı ayrıca bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır.

İslami hareket mücadelesini verdiği mevcut siyasi otoritenin siyasi manevralarına karşı uyanık olmalı, hareketin İslami olma özeliğinden sapma gösterebilecek tavizlerine karşı uyanık olmalıdır. Sisteme bir bütün olarak karşı çıkılmalı, uzlaşmacı ve işbirliğine dayalı tavizlere kapılarını kapatmalıdır. Aksi takdirde sistemle entegre olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

İslami hareket; Müslüman halkımıza kendini tanıtırken temel dayanağının ve çıkış noktasının İslami ilkeler olduğunu ve bu ilkelere bağlılığını açıkça ilan etmelidir. Bu hareket yöntem ve çalışma metodunu İslami ilkeler doğrultusunda yürütmelidir.

(Mardindosthaber)



Abdullah
Püf nokta
2012-10-20
Yazinin can alici noktasi "İslami hareket; temel dinamiklerini halkın değer verdiği ve gönül bağladığı Peygamberlerin varisleri mesabesinde olan Âlimlerin öncülüğünde olmalıdır. Onların önderliği harekete dinamiklik katacaktır. Âlimlerin sürüklemediği ve hareketin lokomotif görevini üstlenmediği İslami hareketin başarı şansı yoktur." Son derece elzemdir
Gazete Son Dakika RSS Hava Durumu twitter facebook
GÜNÜN RESMİ
-Yorumsuz-
-Yorumsuz-
ANKET
Mustazaflar Hareketinin Parti Kurmasını Nasıl Değerlendiriyorsunuz?
Anket
VİDEOLU HABERLER
Haber1
Nuh Eğitim Der Bayram Öncesi Yetimleri Sevindirdi
Nuh Eğitim Der, Şırnak Merkez ile Roboski'de bulunan Yetim ve İhtiyaç Sahibi ailelere Kurban Bayramı öncesi ayakkabı yardımında bulundu.
Haber1
Müslümanlara Verilen 205 Yıllık Ceza, Adana'da Kınandı
Akdeniz İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu; İslami STK üyelerine verilen 205 yıllık hapis cezasını düzenledikleri kitlesel basın açıklamasıyla protesto etti.
Haber1
Diyarbakır'da Kurban Bayramı Telaşı
Diyarbakır'da Kurban Bayramı telaşı kendini göstermeye başladı. Bayrama 2 gün kala alışveriş yoğunluğunun yaşandığı çarşı pazarlarda esnaf iş yokluğundan, müşteriler ise fiyat yüksekliğinden şikayetçiler.
Haber1
Avrupa Yetim Der Konya'da
Avrupa Yetim Der yetkilileri, yardım için çıktıkları Türkiye turunda Adana'dan sonra vardıkları nokta Konya oldu.
Haber1
Başbakan Erdoğan Van'da
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Van il merkezi ile Erciş ilçesinde TOKİ tarafından yaptırılan deprem konutlarının teslimi sebebi ile düzenlenecek anma etkinliklerine katılmak için Van'a geldi.
EN ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANAN HABERLER
Sitemiz Sadece İnternet Üzerinden Yayın Yapmaktadır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Kullanılamaz.
hur-seda@hotmail.com   © 2008 - 2018   Tüm Hakları Saklıdır.